top of page

Psikotik Bozukluklar

Güncelleme tarihi: 19 Kas 2022


Kişinin gerçeği değerlendirme yeteneğini bozan hastalıklardır. Bazı psikotik bozukluklar kısa süreli ve geçicidir. Tıbbi hastalıklar, ilaçlar ya da uyuşturucu maddelerin neden olduğu psikozlar sebep ortadan kalktıktan sonra düzelir. Uzun süreli psikozlar; Şizofreni ve ona benzer kronik hastalıklardır.

Psikotik hastalıklarda başkalarının duymadığı sesler duyma, başkalarının görmediği şeyler görme (halüsinasyon), gerçek dışı inanışlar (sanrı), garip ve uygunsuz konuşma ve davranışlar tipiktir.

Şizofreni

Şizofreni; düşünce, duygu ve davranışları etkileyen bir beyin hastalığıdır. Hipertansiyon ya da şeker hastalığı gibi diğer süreğen hastalıklarda olduğu gibi alevlenme ve yatışma dönemleri vardır ve ilaç tedavisi ile hastalık belirtileri düzeltilebilir. Önyargıların aksine şizofreni hastaları diğer insanlardan daha tehlikeli ya da saldırgan değildir. Şizofreni belirtileri başka Psikotik Bozukluklarda da görülebilir.

Şizofreni Kimlerde Görülür?

Şizofreni her 100 kişiden birinde görülen bir hastalıktır.

Nedenleri Nelerdir?

Tüm hastalar için geçerli olan tek bir neden yoktur. Şizofrenin ortaya çıkmasında rol oynayan başlıca etkenler şunlardır.

Genetik faktörler

Beyindeki hücrelerarası iletimi sağlayan kimyasal maddelerde düzensizlik

Çevresel faktörler: bebeğin oksijensiz kalmasına yol açan zor doğum ya da gebelik enfeksiyonlarının şizofreni gelişmesinde rolü vardır.

Boşanma, askerlik ya da iş kaybı gibi stresler şizofreninin oluşmasına neden olmaz ancak hastalık belirtileri bu stres etkenlerinden sonra ortaya çıkabilir ya da kötüleşebilir.

Hastalığın Belirtileri ve Süreci

Şizofreni belirtileri kişiden kişiye değişir. Belirtilerden bazılarının belli bir süre boyunca devam etmesi durumunda şizofreni tanısı konur. Hastalık genellikle gençlik döneminde toplumdan geri çekilme, okul başarısında düşme, dalgınlık gibi sinsi belirtilerle başlar, stresli bir dönemde akut psikoz patlak verir. Ülkemizde bu stresli dönem üniversiteye başlama, evlilik ya da askerlik dönemine denk gelir. Hastalığın akut döneminden önce görülen öncü belirtiler şunlardır:

1. İsteksizlik, ilgi kaybı

2.Aileden ve arkadaşlardan uzaklaşma

3.Dinle ilgili konularda abartılmış düşünce ve davranışlar

4. Uyku düzeninin bozulması (artma / azalma)

5.Çökkünlük

6.İştah azalması

7. Alınganlık

8. Çabuk sinirlenme

9. Küçük şeylere öfkelenme

10. Başkalarına ya da kendine zarar verme düşüncesi

11. Kendine bakımda azalma

12. Alkol tüketmeye başlama

13.Cinsel konularla fazla meşgul olmaya başlama

14. Sık sık tartışmalara girişme

Hastalığın alevlenme döneminde pozitif ve negatif belirtiler ortaya çıkar.

Pozitif belirtiler;

Halüsinasyonlar, sanrılar, konuşma ve davranışlarda garipliklere pozitif belirtiler denir. Sık görülen sanrı tipleri şunlardır:

Kötülük görme: takip edildiği, kendisine komplo kurulduğu, öldürüleceği ya da iftira atılacağı şeklinde inanışlar

Referans: Televizyon, radyo ya da sosyal medyada kendisiyle ilgili gizli mesajların verildiğine inanma, toplum içinde konuşulanlardan kendi üzerine anlamlar yükleme,

Büyüklük: Peygamber, siyasetçi gibi önemli biri olduğuna yönelik inanışlar

Erotomanik: Genellikle üstün veya ünlü birinin kendisine aşık olduğuna inanma

Jaluzik: Bir gerekçe olmaksızın eşinin kendisini aldattığına yönelik inanışlar

Bizar: Uzaylılar tarafından kaçırılma, düşüncelerinin kontrol edilmesi gibi olması mümkün olmayan inanışlar

Tarikatlar, ufo veya büyüye inananlar gibi toplumdaki farklı inanışlar ve sapmalar sanrı olarak nitelendirilemez. Bunun ayrımını ancak bir psikiyatri uzmanı yapmalıdır.

Negatif Belirtiler:

· Heyecan duyamama, normal faaliyetlerden (arkadaşlarla buluşmak gibi) eskisi kadar zevk almama

· Boş ve düz bir yüz ifadesi, monoton ses veya daha az canlı yüz hareketleri dolayısıyla duygularını gösterememe,

· Enerji eksikliği – vaktinin çoğunu oturarak ve uyuyarak geçirmek

· Hayattan zevk almamak, hevesin azalması

· Başka kişilerle ilişki kurmakla ilgilenmeme veya kuramama

· Arkadaş edinememe, arkadaşlıkları sürdürememe veya arkadaş edinmeyi önemsememe

· Sosyal yalıtım - günün çoğunu yalnız veya sadece yakın aile üyeleri ile geçirme

· Konuşmakta zorlanma ya da konuşamama

· Düşünceleri toparlayamama

· Düşünmede yavaşlık

· Anlama zorluğu

· Dikkatini toplayamama

· Bellek zayıflığı

· Düşünceleri ifade etmekte zorluk

Alevlenme dönemindeki belirtiler ilaçla tedavi edildikten sonra, hastalık döneminde dış dünyadan kendini soyutlamış olan kişinin tekrar toplumsal becerilerini kazanabilmesi ve eski hayatına geri dönebilmesi için, Toplum Ruh Sağlığı Merkezlerindeki eğitim ve topluma kazandırıcı terapilerle tedavisinin desteklenmesi gereklidir.

Şizofreni hastalarının akut dönemde hastalığın farkında olmaları mümkün değildir, bu nedenle ancak yakınlarının desteğiyle yardım alabilirler.

Hastaların çoğunda ilk alevlenme döneminden sonra tekrar belirtiler ortaya çıkar yani hastalık nüks eder. Bu nedenle rahatsız edici belirtiler geçse dahi doktorun önerdiği ilaç tedavisinin devamı gerekmektedir. Doktor takibi ve koruyucu ilaç tedavileri sürdüğü sürece nüksler önlenebilir. Daha az sayıda hastada belirtiler bir daha tekrarlamayabilir. Bazı hastalarda ise belirtilerin bir kısmı yaşam boyunca sürebilir. Yani hastalık süreci kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterir. Bu süreçte ilaç tedavisine erken başlamanın ve düzenli olarak sürdürmenin önemi büyüktür.

Şizofreninin Tedavisi

Tedavinin amaçları:

1. Alevlenme belirtilerini yatıştırmak

2. Nüksleri önlemek

3. Alevlenme yatıştıktan sonra kaybedilen becerileri yeniden kazandırarak hastanın eski yaşamına geri dönmesini sağlamak

4. Hastanın sorunlarla başa çıkma yeteneğini arttırmak

Bu amaçlara hem ilaç tedavisini hem de psikoterapiyi beraber kullanarak ulaşabiliriz.

Antipsikotik İlaçların Yan Etkileri

· Hareket bozuklukları: sıklıkla eski (tipik antipsikotikler) ilaçlarda görülen titreme, boyunda kasılma, gözlerin yukarıya kayması, hareketlerde yavaşlama ya da yerinde duramama gibi hareket bozuklukları ilaç başlandıktan sonra kısa sürede ortaya çıkabilen etkilerdir ve kolaylıkla düzeltilebilir. Tipik ilaçların yüksek doz ve uzun süreli kullanımından sonra genellikle ileri yaşlarda ağız ve dilde daha sık görülen istemsiz hareketler ortaya çıkabilir.

· Uyku hali ya da sersemlik

· Ağız kuruluğu, kabızlık, baş dönmesi, bulanık görme

· İştah artışı ve kilo alma

· Cinsel yan etkiler, adet düzensizliği ya da memeden süt gelmesi

· Nöbet geçirme, beyaz kan hücrelerinde düşme (klozapin için)

· Nadiren görülen ancak en ciddi yan etki kas katılığına eşlik eden ateş yükselmesidir ve vakit kaybetmeden acil servise başvurmayı gerektirir.


Yan etkilerle karşılaşıldığında en kısa sürede doktorunuza danışmanız uygun olur.

2 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comments


bottom of page